Prostat Kanserinin Evreleri ve Tedavisi

Prostat Kanserinin Evreleri ve Tedavisi

Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrol dışı büyümesiyle ortaya çıkan bir kanser türüdür.

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir ve sıklık bakımından dünyada yüz binde 28 iken ülkemizde bu oran biraz daha fazla olup, yüz binde 37’dir. Her 5-6 erkekten birinin hayatı boyunca prostat kanseriile karşılaşma riski bulunmaktadır. Dünyada her 3 dakikada bir kişiye prostat kanseri tanısı konulurken, 14 dakikada bir de prostat kanserine bağlı yaşam kayıpları gerçekleşmektedir.

PROSTAT KANSERİ NEDİR?

Prostat kanseri, prostat bezindeki hücrelerin kontrol dışı büyümesiyle ortaya çıkar. Kanserli hücreler öncelikle kontrolsüz büyüme göstererek prostat içine yayılır. Ardından prostatı çevreleyen kapsüle uzanır, kapsülü delerek prostat dışına doğru yayılır. Prostat kanseri, iyi huylu prostat bezi büyümesinden farklı olarak prostatın merkezinden değil, kapsüle yakın, merkezden uzak bölgesinden kaynaklanır. Bu nedenle prostat kanserinde idrar şikâyetleri daha geç dönemde hastayı rahatsız eder. Büyüme ve yayılma döneminde yakın organlara, lenf sistemine ve kan dolaşımı yoluyla vücudun diğer bölgelerine sıçrayabilir. Prostat kanseri yavaş seyirli olduğu gibi tümör, oldukça agresif karakter göstererek kemik ve diğer organlara sıçrayabilir.PROSTAT KANSERİ BELİRTİLERİ: Prostat kanserinin belirtileri,hastalığın ilerlemesine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu bakımdan sinsi karaktere sahip bir hastalıktır. Özellikle erken dönemlerinde hiç belirti ve şikayet görülmeyebilir. Prostat kanseri belirtileri ortaya çıktığında, hasta bazı tedavi şanslarını kaybedebileceğinden, düzenli doktor kontrollerinin tedavi başarısında önemi büyüktür.

Prostat kanseri belirtileri şöyle sıralanabilir;

-İdrar yapma güçlüğü

-İdrar akışında kuvvet azalması

-Menide ya da idrarda kan görülmesi

-Boşalma esnasında ağrı

-Kasık bölgesinde rahatsızlık hissi

-Kemik ağrıları

-Sertleşme bozukluğu

PROSTAT KANSERİ NEDENLERİ: Kalıtsal veya genetik faktörler, prostat kanserlerinin %9’u kalıtsal olup, prostat kanseri olanların %15’inde hastalık birinci derece erkek akrabalarından geçmektedir. Kadınlarda meme ve yumurtalık kanserleriyle bağlantısı bilinen BRCA2 genindeki mutasyon, erkeklerde prostat kanseri riskini de arttırdığı gözlemlenmiştir.

Genetik olmayan (çevresel) faktörler, prostat kanserinde çevresel faktörler genetik faktörlere göre daha etkilidir. Örneğin, Çin’de yaşayan bir Çinlinin prostat kanserine yakalanma riski, bir Amerikalıya göre çok düşükken, aynı Çinli birey Amerika’da uzun süre yaşadığında bir Amerikalıya benzer prostat kanseri riski taşımaya başlamaktadır.

Yaşın etkisi, prostat kanseri riski yaşla birlikte artar. 50 yaşın altındaki erkeklerde nadir görülen prostat kanserine, 55 yaşın üzerindeki erkeklerde sıkça rastlanır. Yaşamları boyunca her 6 erkekten 1’ine prostat kanseri tanısı konulacağı bilinmektedir.

Irk faktörü, Prostat kanserinde ırk faktörü de önemlidir. En çok siyahi erkeklerde görülen prostat kanseri, daha sonra beyaz erkeklerde görülür. Nadir olarak da Asya/ Pasifik adalarında yaşayan erkeklerde de görülür.

PROSTAT KANSERİ EVRELERİ: Prostat kanseri gösterdiği yayılım durumuna göre evrelere ayrılır. Prostat tümörünün mesane ya da rektum gibi çevre dokulara yayılıp yayılmadığı, lenf bezleri ve kemikleri etkileyip etkilemediği evrelemede en önemli kriterlerdir. Tümörü derecesini belirten gleason skoru ve PSA seviyesi de prostat kanseri evrelerini belirlemek için önemlidir.

1.Evre; 1.evrede tümör sadece prostat içerisindedir. Bazen rektal muayenede hissedilemeyecek kadar küçük hacimli olabilir. Gleason skoru ise 6 ya da daha düşüktür. PSA seviyesi 10’un altındadır.

2.Evre; 2.evrede de tümör, prostat içerisindedir. Ancak tümörün yapısı saldırganlaşmıştır. Parmakla muayenede belirgin olarak hissedilebilir ya da tümör derecesi yüksek olabilir.

3.Evre; 3.evrede prostat kanseri prostat dışına taşmıştır. Genellikle seminal keselere yayılmıştır. Ancak kemik ve lenf bezlerine yayılmamıştır.

4.Evre; Bu aşamada prostat kanseri mesaneye, rektuma ya da çevredeki dokulara (seminal keseler dışında) yayılım göstermiştir. Ayrıca civardaki lenf bezlerine ve kemiklere de yayılma görülebilir.

PROSTAT KANSERİ TEDAVİSİ: Prostat kanseri tedavisinde kanserin büyüme hızı, yayılım durumu, hastanın genel sağlık durumu ve uygulanacak tedavinin etkinliğinin yanı sıra, olası yan etkilerine de bağlı olarak farklı tedaviler tercih edilebilir. Eğer prostat kanseri erken bir evrede ise hemen tedavi yerine takip önerilebilir. Cerrahi seçeneği ise prostat kanserinde en yaygın ve etkili tedavi yöntemlerindendir. Robotik, laparoskopik ve açık cerrahi yöntemler mevcut olup her bir cerrahi yöntem hastaya göre tercih edilmelidir. Cerrahi yaklaşımda amaç prostatın tamamının alınmasıdır. Uygun vakalarda prostat çevresinde bulunan ve peniste sertleşmeye yardımcı olan sinirler korunabilir.

Erken evre prostat kanserinde tercih edilen ameliyat, laparoskopitir. Yine erken evrede prostat ışın tedavisi (radyoterapi) de uygun hastalarda önemli bir tedavi seçeneğidir. Laparoskopik cerrahi, hastaya konforlu bir ameliyat süreci sağlar ve kanser kontrolü açısından da yüksek başarı oranlarına sahiptir. 4-5 adet küçük delikten yapılan bu ameliyatlar sonrasında hasta daha az ağrı çeker ve günlük aktivitesine kısa sürede dönebilir. Ameliyat kesisi olmadığından,  bu ameliyatlar kozmetik olarak da büyük oranda hasta memnuniyeti sağlar. Prostat kanseri tanısı ve tedavisindeki büyük gelişmeler, bu hastalığı korkulan bir hastalık olmaktan çıkarmaktadır.

Yorum ekleyin

E-posta adresinizi kimse görmeyecek.

WhatsApp ile Ulaşın!
1