Ereksiyon Sorunu

Ereksiyon Sorunu: Nedenleri, Tanı ve Tedavisi

Ereksiyon sorunu (erektil disfonksiyon, ED, sertleşme sorunu, iktidarsızlık, impotans) erkekler arasında sık karşılaştığımız bir sorundur. Nedenleri arasında bir çok faktör vardır. Genellikle ileri yaşlarda ve sistemik hastalıkların komplikasyonu olarak görülür. Günümüzde genç yaşlarda da görülebilmektedir. Önceleri erektil disfonksiyonun çoğunlukla psikolojik  nedenlere bağlı olduğu düşünülürdü, günümüzde bu sorun çoğunlukla organik nedenlere bağlıdır. Bu yazımda ereksiyon sorunu hakkında genel ve güncel bilgiler vereceğim.

 

Erektil disfonksiyon-sertleşme problemi nedir?

Erektil disfonksiyon (impotans, cinsel fonksiyon yetersizliği, sertleşme sorunu), cinsel ilişki için yeterli ereksiyonun sağlanamaması veya devam ettirilememesi olarak tanımlanır.

Sürekli değil de zaman zaman erektil disfonksiyon problemlerinin olması çok ciddi bir sorun değildir. Eğer sürekli ve ilerleyen bir sorunsa kişiyi strese sokar, güven azalmasına neden olur ve ilişkileri olumsuz etkiler. Sertleşme sorunu bireyde altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir ve bu hastalığın  tedavisi ereksiyon problemini de düzeltir.

 

Ereksiyon sorunu görülme sıklığı ne kadardır?

Yapılan çalışmalarda 40-70 yaş arası erkeklerde %52 ereksiyon sorunu olduğu oranında bildirilmiştir. Bunların %17’si hafif, %25’i orta ve %9’u da ciddi derecededir. Türkiye’de yapılan bir araştırmada ise erkeklerin %69’unun erektil disfonksiyon yaşadığı ve bunun yaş işlerledikçe daha ağırlaştığı gösterilmiştir.

ED, gençlerde de görülebilmektedir. Yapılan çalışmalarda 40 yaş altı erkeklerde %26 oıranında ereksiyon problemi olduğu gösterilmiştir. Başka bir çalışmada da sağlıklı ve obez olmayan 40 yaş altı erkeklerde %14 oranında erektil disfonksiyon (impotans, iktidarsızlık) olduğu bildirilmiştir.

 

Sertleşme sorununun nedenleri nelerdir?

Ereksiyon olayı beyin, hormonlar, ruhsal durum, sinir sistemi, kalp- damar sistemini ilgilendiren  karmaşık bir olaydır. Bu sistemlerden kaynaklanan herhangi bir problem erektil disfonksiyona neden olabilir. Bazen de psikolojik ve organik nedenler birlikte cinsel problemlerin nedeni olabilir.

Organik nedenler: Erkeklerde sertleşme sorununa sıklıkla  neden olan olan organik hastalıklar şunlardır;

  • Kalp-damar hastalıkları (kardiyovasküler nedenler)
  • Damar sertleşmesi (ileri yaşlarda görülen aterosikleroz)
  • Yüksek kolesterol seviyesi
  • Hipertansiyon (tansiyon yüksekliği)
  • Şeker hastalığı (diabet)
  • Obezite (şişmanlık)
  • Hareketsiz bir yaşam
  • İleri yaş
  • Metabolik sendrom (yüksek tansiyon, şeker hastalığı, obezite, yüksek kolesterol)
  • Parkinson hastalığı
  • Multiple skleroz
  • Bazı ilaçlar (kolesterol ilaçları, kalb ilaçları gib…)
  • Aşırı sigara kullanımı
  • Penis hastalıkları (Peyronie hastalığı gibi)
  • Aşırı alkol kullanımı
  • Uyuşturucu kullanımı
  • Uyku bozuklukları
  • Testosteron seviyesini düşüren ilaçlar (Prostat büyümesinde  kullanılan ilaçlar)
  • Geçirilen ameliyatlar: Prostat, mesane ve barsak ameliyatları gibi pelvik cerrahiler (radikal sistektomi, radikal prostatektomi)
  • Düşük serum testosteron seviyesi (hipogonadizm)

Psikolojin nedenler: Ereksiyon olayında psikolojik faktörler çok önemlidir. Ereksiyon sorununa neden olan psikolojik nedenler şunlardır;

  • Depresyon, anksiyete gibi mental problemler
  • Aşırı stres
  • Eşler arsındaki uyum problemleri

 

Sertleşme sorununa yol açan risk faktörleri nelerdir?

Erkeklerde erektil fonksiyonları olumsuz etkileyen etkileyen bazı risk faktörleri vardır. Bu risk faktörlerini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Tıbbi nedenler: Şeker ve kalb-damar hastalıkları, gibi
  • Aşırı sigara kullanımı: Sigara özeelikle damar sistemimni olumsuz etkileyerek penise arter ve venleri üzerindeki etkileri nedeniyle sertleşme sorunlarına yol aç
  • Aşırı kilo: Obezite cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açan önemli nedenlerdend,ir.
  • Bazı tıbbi girişimler: Prostat ve mesane kanser cerrahisi, pelvik radroterapi (ışın tedavisi) gibi.
  • Travmalar: Penisin damar ve sinirsel yapılarına zarar veren travmalar.
  • Çeşitli ilaçlar: Antidepresanalr, antihistaminikler, kolesterol düşürücüilaçlar, testosteron seviyesini düşüren ilaçlar, kalb damar hastalıkları için kullanılan bazı ilaç
  • Psikolojik nedenler: Çalışma ortamı veya aile içindeki sorunların yaratttığı sters, depresyon ve anksiyete kişilerin normal yaşantılarını ve cinsel hayatını olumsuz etkiler.
  • Çeşitli uyuşturucu ilaçve alkol kullanımı: Özellikle kronik ve aşırı alkol kullanımı cinsellik üzerinde olumsuz etkiye sahiptir.
  • Yaş:Cinsel sorunlar yaşlanmayla birlikte artar. Sağlıklı bir yaşam ile ileri yaşlarda da cinsel aktivite sürdürülebilir.

 

Sertleşme sorunu olan hastalarda ne tür şikayetler olur?

Ereksiyon problemi, Üroloji polikliniklerinde sık rastladığımız bir sorundur. Önceleri hastalar bu şikayetlerini gizlerken günümüzde doktora başvurma oranlarında ciddi bir artış olmuştur. Ereksiyon sorunu olan hastalar sıklıkla hekime şu şikayetlerle başvururlar:

  • Sertleşme sorunu
  • Ereksiyonu devam ettirememe sorunu
  • Cinsel istekte yetersizlik

 

Ereksiyon problemlerinin kişide yaptığı olumsuz etkiler nelerdir?

Ereksiyon problemi kişilerin aile hayatı, iş hayatı ve normal günlük yaşantılarını olumsuz etkiler. Bu durumun neden olduğu olumsuz etkiler şunlardır;

  • Stres ve anksiyete
  • Sosyal hayata uyum sorunu
  • İşine konsantre olamama
  • Kişinin kendine güveninde azalma, utanma duygusu
  • İlişki veya aile içi problemler
  • Evliliklerin bitmesi (ayrılma)
  • Cinsel yaşantısında huzursuzluk
  • Ciddi vakalarda inferilite (kısırlık)

 

Ereksiyon problemi yaşayan erkeklere tavsiyeler

Cinsel problemleri olan hastalarda koruyucu tedavi, yani hastalığa neden olan durumların ortadan kaldırılması çok önemlidir. Bu hastaların yapması gerekenler:

  • Kronik hastalıklara karşı (şeker, yüksek tansiyon, kalb hastalığı gibi sorunlar varsa bunlarla ilgili önerilere sıkı sıkıya uyum sağlamak)
  • Düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak
  • Alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımına son  vermek
  • Stres, anksiyete ve depresyona neden olacak durumlarla baş etmek.
  • Düzenli spor yapmak
  • Sağlıklı beslenme
  • Kilolu hastaların kilo vererek ideal kilolarına gelmeleri

 

Erektil disfonksiyonun tanısı nasıl konur yapılır?

Erektil disfonksiyon hastalarına tanı koyabilmek için ayrıntılı bir değerlendirme yapılmalıdır. Bu amaçla yapılacak işlemler şunlardır;

  • Ayrıntılı sorgulama: Hastalara iş ortamı, aile ortamı ve diğer sosyal ortamlardaki sorunları ile ilgili sorular sorularak strese neden olabilecek durumlar araştırılır.
  • Muayene: Hastaların genital muayeneleri yapılır. Penis, testisler değerlendirilir. Sekonder seks karakterlerinin gelişimi incelenir.
  • Laboratuvar testleri: Bu amaçla serumda böbrek fonksiyon testleri, karaciğer testleri, açlık kan şekeri, testosteron, prolaktin gibi hormonalar, serum kolesterol seviyeleri istenir.
  • İdrar tetkiki:  İdrar tetkiki erektil disfonksiyonun nedeni hakkında direk bilgi vermez, ancak bazen altta yatan bir hastalığı gö Şeker hastalığı gibi.
  • Penisin renkli dopler ultrasonografisi: Ereksiyon problemi olaan hastalarda penise temiz kan getiren arterlerin ve kirli, yani oksijensiz kanı taşıyan venlerin durumıu renkli dopler USG de değerlendirilir. Eğer bir arter yetmezliği varsa burada tespit edilebilir. Bu USG genellikle penise ereksiyon gelişmesine yardımcı olan enjeksiyon yaptıktan sonra yapılır.
  • Nörolojik testler: Erektil disfonksiyonun nedeni olarak eğer nörolojik etkenler düşünülüyorsa bu hastalara nörolojik testler yapılır.

 

Sertleşme sorununun tedavisi

Sertleşme probleminin tedavisi ayrıntılı bir değerlendirme sonucu yapılmalıdır. Hastalığa neden olan durumlar ortaya konduktan sonra basamak basamak tedavi planlamasına geçilir. Özellikle cerrahi tedavi düşünülüyorsa eşlerin birlikte bilgilendirilmesi daha uygun olacaktır.

Ağızdan tedavi ve bu amaçla kullanılan ilaçlar: Bu hastalarda, hastanın durumuna ve altta yatan neden bağlı olarak değişmekle beraber ilk kademe tedavi ağızdan alınan ilaçlarla tedaviye başlamaktır. Günümüzde bu amaçla çok etkili ürünler kullanılmaktadır. Ereksiyon sorunu olan hastalarda ağızdan kullanılan ilaçlar şunlardır;

  • Sildenafil (Viagra)
  • Tadalafil (Cialis, Hardcis, Lifta)
  • Vardenafil (Levitra)
  • Avanafil

Bu ilaçların etki mekanizmaları birbirine benzer. Genel olarak ağızdan alınan ilaçlar ereksiyonda çok önemli bir aracı molekül olan nitrik oksitin (NO) etkisini artırarak etkili olurlar. Bu preparatlar her hastada ayni etkinliği göstermezler, hatta ayni hastada değişik zamanlarda farklı etki gösterebilirler. Bunlar normal ağrı kesici gibi alınıp direk etkilerini gösteren ilaçlar değildir,  hastalarda seksüel uyarı mutlaka olmalıdır. Bunların her birinin dozları ve etki süreleri, değişik ilaçlarla etkileşimleri önemlidir. İlgili Ürolog bu konulara dikkat etmelidir.

Ağızdan alınan ereksiyon ilaçlarının başlıca yan etkileri:

  • Yüzde kızarıklık
  • Burunda kanlanma artışına bağlı tıkanıklık
  • Baş ağrısı
  • Görme problemleri
  • Sırt ağrısı ve mide problemleri

İlaç alırken dikkat edilmesi gereken durumlar:

  • Nitrit-nitrat (anjina tedavisi için alınan ilaçlar) içeren ilaçalanlar
  • Kalp hastaları
  • Ciddi tansiyon düşüklüğüolanlarda bu ialçlar tehlikeli olabilmektedir.

 

Sertleşme sorunu olan hastalar nasıl beslenmeli?

Bu hastalarda beslenme çok önemlidir. ED hastalarında Akdeniz diyeti’nin çok etkili olduğu bilinmektedir. Bu diyet ayni zamanda kalp-damar hastalıklarında da önerilen bir beslenme tarzıdır. Ereksiyon problemlerini azaltmak amacıyla önerilen beslenme tarzı:

  • Tam tahıl ürünleri, meyve- sebze  ağırlıklı beslenme
  • Aşırı kırmızı et, yağlı mandıra ürünleri ve işlenmiş şekerden uzak durmak
  • Aşırı alkol alımı varsa kesmek

Alkol, sigara, ilaç kullanımı: Alkol ve sigara ve ilaç kullanımı, özellikle uzun süre ve fazla kullananlarda ciddi ereksiyon sorunlarına neden olurlar. Bu hastaların öncelikli olarak bu alışkanlıklarını bırakmaları gerekir.

Egzersiz: Yaşam tarzı erektil disfonksiyonun önlenmesinde çok önemli bir faktördür. Sedanter bir yaşantısı olanlarda, yani fazla hareketsiz bir yaşantısı olanlarda sertleşme bozukluğu daha sık görülür. Bu bakımdan hastalara düzenli egzersiz,  spor yapmaları önerilir. Önerilen ideal aerobik egzersizler orta-ileri tempoda yapılan yüzme ve koşma sporlarıdır. Önerilen ideal aerobik egzersizler orta-ileri tempoda yapılan yüzme ve koşma sporlarıdır. Yapılan çalışmalarda haftada 160 dakika 6 hafta süreyle aerobik egzersiz yapanlarda sertleşme sorununun azaldığı gösterilmiştir. Gene spor yapanlarda serum Testosteron seviyesi artmış olarak bulunmuştur.

Yoga: Yoga stresi azaltıp insanları rahatlatmada yardımcı olabilir. Stres ve anksiyetenin ereksiyon üzerindeki negatif etkileri düşünüldüğünde sertleşme sorunu olan erkek hastalara yoga önermek faydalı olabilir.

Psikolojik destek: Hastalığın nedenleri arasında spikolojik nedenler önemli rol oynar. Bu nedenle bu hastaların anksiyete ve stresle başa çıkmalarına yardımcı olabilmek amacıyla gerekirse ilgili dallardan destek almaları faydalı olacaktır.

Alternatif tıp ve alternatif tedavi yöntemleri: Piyasada bu amaçla satılan çok sayıda ürün vardır. Bunların içerkleri ve dozajları, hazırlanma şekilleri tüm dünyada tartışılan konudur. Amerika birleşik devletleri gibi gelişmiş batı ülkelerinde bu amaçla kullanılmaya onay verilmiş herhangi bir bitkisel ürün yoktur. Doktorlar olarak ta bilimsel temelleri olmayan bu ürünleri kullanmayı pek tercih etmeyiz. İçeriği bilinen, bilimsel, klinik çalışmalarla etkileri-yan etkileri bilinen ilaçlar varken bu ürünleri kullanmak insan sağlığı için tehlikeli olabilir.

Penise enjeksiyon tedavisi: Bu amaçla prostalandin E1 (PGE1), papavrin gibi ilaçlar yaygın olarak kullanılır. Bunlar penise insülin enjektörü ile steril şartlarda uygulanır. Ağrı, enjeksiyon yerinde şişlik ve kanama yapabilirler. En önemli yan etkileri uzamış ereksiyondur. Eğer ereksiyon 4 saati geçerse hasta mutlaka hekimini bilgilendirmelidir. Bu durum PGE1  uygulamasında pek gözülmez.

Üretraya jel uygulaması: Alprostadil (Muse) üretraya (penis içindeki idrar kanalı) sıkılarak buradan penis dokusuna geçer ve sertleşmeye yardımcı olur.

Testosteron tedavisi: Testpsteron, ereksiyon oluşumunda ve cinsel istekte önemli bir hormondur. Bazı hastalarda serum testosteron seviyesi düşük olabilir (hipogonadizm). Eğer bu hormonun düşüklüğü varsa mutlaka yerine konmalıdır.

Vakum tedavisi: Vakum cihazları silindir şeklinde içi boş tüp şeklindedir. Penis bu tüpün içine yerleştirilerek basınçla ereksiyon oluşturulur, sonunda penisin köküne elastik bir bant yerleştirilerek erksiyonun inmemesi sağlanır. Hasta ereksiyon oluştuktan sonra ilişkiye girer ve ilişki sonunda bandı çıkardıktan sonra ereksiyon da sona ermiş olur. Basit, ucuz, ciddi yan etkisi olmayan bir yöntemdir.

ESWT (penise şok dalga tedavisi): Penise düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi (Li-ESWT), ereksiyon sorun olan hastalarda yaygın olarak kullanılan bir tedavi yöntemidir. Yan etkileri olmayan, anestezi gerektirmeyen, muayenehane şartlarında uygulanan bir yöntemdir. Etkinlik oranı %60-80 arasındadır. Genç ve hafif orta dercede damar hastalığı olanlarda daha etkilidir.Radikal prostatektomi yapılan hastalarda penil rehabilitasyon amacıyla kullanılmakta ve olumlu sonuçlar alınmaktadır.

PRP, kök hücre tedavisi: Penise PRP ve kök hücre uygulamaları gibi restoratif tedaviler henüz yerleşmiş tedavi yöntemleri değildir. Literatürde farklı sonuçlar vardır. Henüz deneme aşamasındaki çalışmalardır.

Sertleşme sorunu olan hastalarda ameliyat ile tedavi (penil protez cerrahisi): Diğer tüm tedavi seçenekleri başarısız kalmışsa ereksiyon problemi olan erkeklerde başvurulacak en son seçenek penise protez (mutluluk çubuğu) takmaktır. Penis protezlerinin değişik tipleri vardır:

  • Malleable (tek parça): Düz yani tek parçalı olanlar direk penisin her iki yanında korpus kavernozum denen yapılar içine yerleş tirilen silindir şeklinde silikondan  yapılmış yapılardır. Bunlar sürekli ereksiyon durumunda kalırlar.
  • Şişirilebilen: İki ve üçaparçalı penis protezleri bunların pompa sistemleri vardır. Bu sayede hasta istediği zaman protezi şişirerek ilişkiye girebilir ve ilişki sonunda tekrar iindirebilir. Protezlerle hastalar normal cinsel ilişkiye istedikleri zaman girebilirler, ilişkiden normal zevk alabilirler. Prortezler için en önemli komplikasyon ilerde olabilecek enfeksiyonlardır. Protez seçimi hastaya göre değişir.

Özet olarak; erektil disfonksiyon, yaş ilerledikçe görülme oranında artış olmasına rağmen genç yaşlarda da görülebilen bir hastalıktır. Çoğunlukla neden organik kaynaklıdır. Yaşam tarzı değişiklikleri ve ağızdan alınan ilaçlar, penil enjeksiyon tedavileri uygun hastalara önerilebilir. Mevcut bilinen tedavilere cevap alınamıyorsa en son seçenek penis protezi ameliyatıdır. PRP, kök hücre tedavileri gibi tedaviler henüz deneysel aşamadır.

 

Prof. Dr. Emin ÖZBEK

Üroloji Uzmanı 

İstanbul- TÜRKİYE

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

WhatsApp
1